Kolon (Kalın Barsak) Kanseri

   
 

Toplam yaklaşık 1,5 m uzunluğunda kalın barsak içinde tümör gelişmesine kolon kanseri adı verilir. Eğer tümör kalın bağırsağın son 15 cm lik kısmından gelişirse o zaman rektum kanseri adını alır. Kolon ve rektum kanserleri tüm kanserler içerisinde 3. sırada yer alır. Barsaktaki bazı değişimler (polip vb gib) kolon kanserinin erken habercisi olabilir. Aslında barsaktaki poliplerin çoğu iyi huyludur, yani kansere dönüşmez, ancak bazı polipler (adenomatöz polip gibi) zaman içinde kanserleşebilir. Bu nedenle kolonoskopi sırasında tespit edilen polipler polipektomi adı verilen işlemle çıkartılarak incelenmelidir. Ailevi barsak kanserine yatkınlık olan bireylerde taramalar farklılık arz eder, bu bireylerde taramalar daha erken yaşlarda başlanıp ve daha sık aralıklarla yapılır.

 
 

Kolon kanserine yol açan faktörler nelerdir?
Kolon kanserine yol açabildiği bilinen en önemli faktörler; aşırı kilolu veya obez olmak, fiziksel olarak aktif olmamak, fazla miktarda işlenmiş gıda veya kırmızı et tüketmek, aşırı alkol ve sigara kullanmak, ileri yaşta olmak, ailede kolon kanserli kişiler olmasıdır.

 
 

Kolon Kanseri belirtileri Nelerdir?

 
  Tanısı Nasıl Konulur?
 

Kolon kanserinin erken aşamada teşhis edilmesi hastalığın seyrini ve tedavi başarısını önemli ölçüde etkiler. Kolon kanseri tümör boyutunun küçük olduğu erken dönemde belirti vermeyebilir, bu nedenle herhangi bir yakınması olsun olmasın tüm sağlıklı bireylerin 55-65 yaşları arasında kolon kanseri yönünden tarama programına alınması gerekmektedir.

 
 

Kolon Kanseri Tedavisi:
Kolon kanserinin tedavisi tümörün yerleşim yeri ve hastalığın evresine göre değişmektedir. Eğer hastalık vücudun diğer organlarına yayılma yapmamışsa ameliyatla tümörlü barsak kısmının alınması amaçlanır. Ameliyat sonrası iyileşme dönemini takiben hastalığın tekrarlamasını önlemek amacıyla 3 veya 6 ay süreyle kemoterapi uygulanır.
Rektum kanseri Tedavisi:
Yerleşim yerinden dolayı yapılacak ameliyatın türü farklılık gösterebilir. Eğer tümör barsak bitimine yakın noktada ve büyükse dışkılamayı sağlayan kaslar ameliyat esnasında hasar görebileceğinden dolayı barsak ucu cilde ağızlaştırarak kolostomi adı verilen torba takılması gerekebilir. Torba gereksinimini önleyebilmek amacıyla genellikle ameliyat öncesinda radyoterapi (ışın tedavisi) ve kemoterapi ile tümör küçüldükten sonra cerrahi işlem yapılması tercih edilir.

 
  Kolostomi
 
 

4. Evre Kolon Kanserinde Tedavi:
Dördüncü evre kolon kanserinde tümör karaciğer, akciğer gibi organlara veya karın içinde bulunan lenflere yayılma yapmıştır. Bu evrede eğer dışkılamada ciddi bir zorlanma yoksa ilaç tedavisiyle başlanması tercih edilir.  Bu amaçla kemoterapi ve akıllı ilaç yani biyolojik ajanlar birlikte kullanılır. Sistemik tedavilerle hastalıkta yeterli küçülme elde edilmesi halinde barsaktaki tümör ve/veya metastatik nodüllerin sadece karaciğerde olması halinde cerrahi yolla temizlenmesi hedeflenir. Karaciğerdeki metastatik nodüllerin cerrahi olarak alınamadığı durumlarda alternatif olarak bu nodüllere yönelik lokal tedaviler yapılabilir. Karaciğer metastazları için uygulanabilecek lokal tedaviler transarterial kemoembolizasyon (TAKE), transarterial radyoembolizasyon (TARE), radyofrekans ablasyon (RF) gibi yöntemleri içerir. Bu yöntemlerde bacak damarından girilerek karaciğerin damarı içine radyoaktif madde veya kemoterapi taşıyan partiküller yüklenerek tümör odaklarının öldürülmesi hedeflenir.